EMBRİYON ZARININ İNCELTİLMESİ

EMBRİYON ZARININ İNCELTİLMESİ (TRAŞLAMA)

EMBRİYONUN RAHİM İÇERİSİNE TUTUNMASINI ARTTIRMAK İÇİN YÖNTEMLER

ASSISTED HATCHING (AHA, AH)
Assisted hatching işlemi embriyonun etrafındaki zarın çeşitli yöntemlerle inceltilmesi işlemidir, amaç ambriyonun rahim iç tabakasına tutunmasını sağlamaktır. Embriyo zarının inceltilmesi (traşlama) işlemi en yaygın olarak lazerle uygulanmaktadır, bunun dışında mekanik veya kimyasal yöntemlerle de yapılabilmektedir.

Embriyonun etrafını saran zona pellusida denir. Bu zar döllenmeden sonra kalınlaşır. Embriyo rahim içerisine geldiğinde bu zardan çıkar ve rahim iç tabakasına (endometrium tabakasına) yapışır. Bu zar tabakasının iki ayrılamadığı durumlarda embriyo içerisinden çıkamaz ve rahim içerisine tutunma (implantasyon) olayı gerçekleşemez.

Özellikle hangi durumlarda zar inceltilmesi yapılır?
– Zona tabakasının (dış zarın) kalın olduğu embriyolara
– Adetin 3. günü bakılan FSH düzeyi 10’dan yüksek olan hastalara (Over rezervi kötü olan hastalar)
– Yavaş bölünen embriyolara
– Anne yaşının ileri olması (35’den büyük)
– Daha önce embriyonun rahim içerisine tutunması (implantasyon) konusunda başarısızlık yaşayan hastalar
– Embriyo biyopsisi yapılacak hastalara

MİKROENJEKSİYON

MİKROENJEKSİYON (ICSI)
TÜP BEBEKTE MİKROENJEKSİYON YÖNTEMİ NEDİR?
Günümüzde tüp bebek tedavisinde mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemi oldukça yaygın olarak uygulanmaktadır. Mikroenjeksiyon tüp bebek tedavisinde döllenme aşamasında uygulanan bir tekniktir. Amaç sperm ve yumurtanın en başarılı şekilde, en yüksek oranda döllenmesidir. Tüp bebek uygulama aşamaları detaylıca ayrı bir yazıda anlatılmıştır, buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Tüp bebek tedavisinde döllenme için kullanılan başlıca iki teknik vardır, birincisi IVF (in vitro fertilizasyon) yani klasik tüp bebek uygulaması, ikincisi mikroenjeksiyon (ICSI) uygulamasıdır. Bu iki yöntem arasındaki fark aşağıda açıklanmıştır.

ICSI: İntrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (intracytoplasmic sperm injection)

Mikroenjeksiyon ile klasik IVF tüp bebek yönteminin farkı nedir?
Klasik normal tüp bebek uygulaması yani IVF yönteminde çok sayıda (binlerce) sperm hücresi laboratuvarda kadının bir tane yumurta hücresinin etrafına konur. Bu spermlerden tek bir tanesi kendi kendisine yumurta hücresini döller. Burada döllenme normal yolla oluşan gebeliklerde spermin yumurta hücresini döllemesi gibidir, yalnız olay kadın üreme organlarında değil laboratuvarda gerçekleşmektedir.
ICSI yani mikroenjeksiyon yönteminde erkeğin spermlerinden sadece bir tanesii alınır ve kadının yumurta hücresinin içerisinemikroskopik yöntemlerle yerleştirilir yani enjekte edilir. Bu yüzden ismi mikroenjeksiyondur. Burada sperm yumurta hücresini kendiliğinden döllemez, “zorla” yumurta hücresinn içerisine yerleştirilir.

TÜP BEBEKTE HAMİLELİK

TÜP BEBEKTE HAMİLELİK (GEBELİK) BELİRTİLERİ
TÜP BEBEK TRANSFER SONRASI HAMİLELİK BELİRTİLERİ

Tüp bebek tedavisi sonrasında hamilelik belirtileri ne zaman başlar?
Transferden 12 gün sonra kanda B-HCG değerine göre (kanda gebelik testi) hamilelik var mı yok mu anlaşılır. Gebelik testi yapılana kadar herhangi bir hamilelik belirtisi olmaz çünkü gebelik ile ilgili hormonlar henüz anne kanına geçmemiştir. Hamilelik belirtileri en erken gebelik testi yapıldıktan sonraki hafta başlar yani transfer tarihinden 15-20 gün sonra başlar. Bu nedenle aileye hamileliğin ilk haberini veren belirtiler değil gebelik testidir.

Tüp bebekte hamilelik belirtileri nelerdir?
Normal yollaoluşan gebeliklerden farklı değildir. Bulantı ve bazen buna eşlik eden kusma, halsizlik, göğüslerde hassasiyet ve dolgunluk ilk belirtilerdir genellikle. Bazı yiyeceklerden tiksinme, aşerme daha sonraki haftalarda meydana gelir genellikle.

Hiçbir hamilelik belirtisi olmayanlar:
Her anne adayında hamilelik belirtisi olmayabilir, bu endişe veya tüp bebeğin tutmadığına dair korku yaratmamalıdır. Normal kendiliğinden meydana gelen gebeliklerde de her zaman gebelik belirtileri olmaz veya geç haftalarda başlayabilir. Testte gebelik görünmesine rağmen hiçbir belirti olmaması gebeliğin sağlıksız olduğunu veya düşük olacağını göstermez, bu tamamen anne adayının fizyolojik yapısı ile ilgili bir durumdur?